|
|

|
|
|
İlçemizde bir çok konuda inanış bulunmaktadır. Bunlardan bir
tanesi de çocuklar üzerinedir. Öncelikle bir baba çocuk sahibi
olmadan önce hanımı gebe ise tavuk ve horoz kesmezdi. Eskiden
günümüzdeki modern hastane kavramı olmadığı için doğumu köy
ebeleri yapardı. Yeni dünyaya gelen çocuk inançlı olsun diye
hemen kulağına ezan okunur. Ilık su ile yıkandıktan sonra
kundaklanır. Kundaklama işi eskiden höllük denilen toprakla
yapılırdı.
Yeni doğan çocuklar 40 gün boyunca kırklı sayılır ve
bu süre içerisinde çocuğa çeşitli adetler uygulanırdı.Kırklı
çocuğu olan eve et getirilme getirilirse çocuk basık olur. Eğer
et getirilirse et kırklı çocuğun ayakları altında çiğnenirdi.
Cenaze ve düğün olduğu zaman çocuğun basık olmaması için çocuğun
yüksekçe bir yerde bulunması lazım. Kırklı çocuğun olduğu eve
yeni elbise getirilmezdi. Yeni doğan bir çocuk yalnız annesiyle
birlikte bırakılmaz, bırakılırsa kabus basar, bundan kurtulmak
için çocuğun baş ucunda bir Kuran-ı Kerim bulunur ve sürekli
lamba yanar.
Yine kırklı çocuğu al basmasın diye Çocuk ve
annesinin etrafı örme kıl iple çevrilerek ipin uçları sıkıca
bağlanır. Çocuğun yanına bir çuvaldız, kundağına bir iğne
sokulur ki al karısı gelince bu iğneye batsın, iğneye batan al
karısı bir daha gözden kayıp olmazmış inancı vardır.
Yeni doğan
çocuğa yedisinde helva yapılarak komşulara dağıtılır. Kırkında
da kırk taş sayılarak suya atıp yıkanarak çocuğun kırkı
çıkarılır. Çocuğun dişleri çıktığı zaman diş hediye yapılarak
dağıtılır.
Şuanda bu inançların büyük bir kısmı yapılmamakta ve geçersiz
olup bunlardan sadece al basması olayı sadece geçerlidir.
|
|
|
|
|
|